TAŞI BU KUYUYA İLK BEN ATTIM 1
9/1/2010 -Kategori: secme siirler
baharları örtüm üzerine
şimşekleri çeksemde gözlerinden
şaşkınlıklarımla,umursadıklarımla
yalnızlıklarımla
baharı bırakırım koynuna
kuş çıvıltılarıyla
çiçeklere bezenirsin
bulutlar yolun olur yağmurlar hüznün
yıldızları giyinirsin
alevine karısır türküm
söylerim yana yana
işte ben gördüğün gibi
yamyamların ortasında kaldım
ki kendi asilliğimi
ve onların beyin ve kalp sefaletini
o zaman anladım.
bilesin ki
taşı bu kuyuya ilk ben attım
asiliğim uslanmaz vallahi
daha ne uğraşır aslan terbiyecileri
gönlüm cekmiş..cekeceğini bu saatten sonra
daha ne kaldıysa geriye
rakının yanına meze olacak
yaşanmış tarih hemde derinden
acı tatlı ekşi tuzlu.
macera aksiyon yada sıradan
ki hüsran aşkları sonu gelmez cehennemi
kendini bulamaz ortasında yıkık viran cenneti
hayat senin önünde ve ellerinde adaleti
daha ne arar cahil
elinde kocaman kehaneti
taşı bu kuyuya ilk kalbim attı
gelipte sonra bir akıllı peşine baktı
deli dediler bana sonra alem kendini alim sandı
birşeyim kalmadı senden başka
neyim varsa hepsi kuyuda
2010
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
19 ARALIK SIZIDE YAKAR
20/12/2009 -Kategori: siirler

sana ne yazilirki yillar sonra
ideolojik filan tespiti
ve kendini kandirip miras yiyegini
sana ne diyebilinirki yillar sonra?
kim anliyabilir ki seni bizim kadar?
"cocuklarim sizlere emnanet"diyen bir amcanin fedakarliginda
ki unutmustur tarih yazicalar belkide yasiyanlar
kapini,camini,pencerini,usalanmaz suratini calip
hatirlatir
bugün 19 aralik oldugununu
sabah uyandiginda
o gün tüyleri ürpermisti cünki
benden sana söylemesi
"Hatirla oni"
"gündemimizde degil"
"umrumuzda degil"
"cepde keklikmi sandiniz"
falan filan yanilgilarini
yanilgilari tarih yazdi
fedakarligida
alcakligida
halbuki 19 aralikta yanan
onun yasalariyla yanmistir
ne gündemi
sonra pesi sira gelmistir f tipi
aslinda sessiz kalan
bir ders sirasinda yanmistir
yada bir meydanda,fabrikada
sinmistir korkmustur alcalmistir
terörle mücadele kanunun bilmem kacinci yasasinda
uyum yasalari sonrada acilim
tutusmustur bir maltada
diri diri yanmistir idealler
sonrada tas atan bir cocukta
"uyanda baliga gidelim"
yanmaktan bir sey olmuyormus
tarih gösterdi bize 19 aralikta
sessiz kalmak,sinmek bakin sizden neler götürüyor
yanan ispatladi size
belkide kadehinizdeki sarap tadinda
kan kirmizisinda
is kokusunda
burnunuza degince 19 araliki hatirlayin
bende Ahmeti
ne zaman birsey yansa ben onu hatirlarim cünki
cakmagindan tutta yanan soba bacasina kadar
adini bilimde felsefede neye koyarsan koy
19 aralik bu kahramanligin adi
yalniz kalmaya ragmen yigitligin adi
"hatirlayin oni"
hemde fikrada gecen kafasi kazinmis bir papagin gibi
hemde saliselik kursun hizinda
gül degildiki bedeni gecip giden kursun
bizden canlar,sizden bîr tarih aldi
bize anlatmak kolayda size kabul etmek zor
sonbahar filmi degil bizi anlatacak
sadece biz bizi anlatacagiz
daha zaman asimindan düsmedi gercekler
mürekkepi daha cok yalamislar vallahi benden iyi bilir
tarih öyle birseydirki zorumluluktur
bugün dogru yaptigini yarin hakliligini sonra alirsin
iste öyle birseydir 19 aralik
bilimsel olarak olarak yanarsin.
otopsi raporlari ispatliyacak gercegi
ne kadar yalana kansakta
ne kadar korksakta ispatlayacak cesareti
19 aralik bu sizden neler götürdü?
bilerek yalana inanma cesaretini götürdü sizden
sinmeye,korkmaya,teslim olmaya
elleri baslari üzerinde,bir orospu yalanina inanmaya
Ki ölüm pusuya yatmıştı
azrail,tespih çeker zaten hep yiğitlerin yanında.
gözünü budaktan sakınmızlar
şairler kaç kere anlattı onları
o giden kızıl atları
tarih yaziyor mesala gülen yüzüyle Ahmeti
o 19 aralik bize bir miras gibi kalacak
sizede bir kambur gibi
ölene kadar
tasi tasiyabilirseniz
kapinizi calacak her yil
hem kursun sesiyle
hemde yanik kokusunda
bakalim acabilecekmisiniz?
19 aralik 2009
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
sürgün
18/11/2009 -Kategori: videolar
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BELKİ
15/10/2009 -Kategori: siirler

Yaşadığın hikayenin adı.
gurbetmi?ayrilikmi?
sen de gitsin
üstüne tek kelime bir soru bile
sorma..gitsin.
uzak yolların çare bulunmaz yanılgısı.
bütün duygulari alip götürüyor zamanla.
sonrada kendisine benzetiyor
kendisi gibi adıni sürgün koyuyor.
adı hep böylemi kalacak?
kalsın gitsin.
sora sora bagdatı buldum.
buldumda bagdattan bile kovuldum
Sonra anyayı,sonra da konyayı.
Boşver gitsin
Adımlarım ..çabucak değil
sessiz atarım.
Bir ucurummu çıkacak?
kahpece bir mayınmı?
umrumda değil.
Patlasın gitsin.
"Belki bir öfke vurgusudur"dersin adına.
belki kısacak biz özet.
Çaresiz bir bakış açısıdır aklımda düğümlediğim.
kurşun gelip geçicek aşkın kervanına. 
ve yaralarımız sarılacak zamanla.
Neyin sardığını anlayamasakta!
bir yaprak hışırtısıyla gecenin sonu
klasik bir yagmurun düşüşü
Yıldızların parlaklığı ayın canlılığı
bir sazın tellerinden çıkan tınıları kadar
mütavazidir oysaki
oysaki hayat bu kadar basit değildir
zordur,yorar insanı,hatta bağzen bıktırır
ama umutlarını elinden bırakınca
yalancı vaatlere kanınca
o zaman yanarsın
ne olacaksın anlayamazsın.
yaprak hışırtısı degildi duyduğun oysaki
kücük bir kursun sesi.
narin ama tokca bir tefin sesi
uzaktan gelir gibi bana ülkemi hatırlatır.
unuttum sandım oysaki
silip aklımdan tarihimin kronolijisinden
bitirdim sandım oysaki.
yokmuş gibi olmamıs gibi görmemiş gibi
sanki burada doğmuşum gibi
özlemekten bıktım usandım özlemekten yoruldum.
özlemeye kızdım küfür ettim,soğudum,daraldım.
özlemeyi unuttum.
sonra hasreti yaktım,yanında sevgiyi.
benzinimde gurbet oldu.
bir resmin görüntüsü kadar kısa,anlattıkları kadar uzun
bir hikayenin özeti karsindaki
artık kabul et tarihe yenildiğini
yenilipte bükülmediğin,hep yürüdüğünü
artık bir keman duyalacak sadece
arada sırada aptal bir şair
saçma sapan mazeretlerle yazacak
belki uçmus derler bana
belkide konmuş
belki dellirmiş
belki yorulmus.
EKIM 2009
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
İŞTE TAM BURAMDA
18/7/2009 -Kategori: secme siirler
beni kendime bırak
serseri mayın gibi dolaşayım sokaklarda
sonra patlıyayım durduk yere gereksiz bir zamanda.
ben hep kendimleydim
beni güldürende üzende benim
canım bir şey istemiyor
neden ki dersen
bu ruh halinin adı gönül yorgunluğudur.
insan herzaman kendine sığınıyor sonrada yemen ellere.
susuz kalıp çöllerde sessizce ölüyor.
cesedin kefensiz
cematin bile abdestsiz!
kelepçen karartmış ellerini
boğazını sıkarcasına kuşatılmışsın
Bu dünyanın küçücük sınırında vatansızsın
lakin ben
yağmurdan kaçtım
cünki yanı başımda yangın vardı
onun içine daldım.
gördüğüm kabustan sonra
iste bunu hatırlarım
ki benim hayallerim,özlemlerim
dünyalara sığmaz
hepsini yazsam sayfalar doldurmaz ömrüm yetmez.
sokağı dar,kalbi dar,beyni dar...değil
darlık öldürür bizi.
bu nedenle fırtanımız eksilmez
elinden ne gelir?
caresiz.
o caresizlik asildir.
bir diğer seçenek vardır oda alçalmak
onu seçemezdik cünki diktik.
o bize bulasti bir kere doğarken yoksul şerefimize
kıvılcım çakılmış gecede
ne anlatabilirsin ki insana 
dilinde kekelediğinde
vicdan deyipte geçme
bulur yoklar seni hiç bilmediğin bir yerde
kapını kaparsan vicdana,sokakta kalırsın.
gecede her zaman sonsuzluk saklı durur
yürüyüşümün sessizliği mütevaziliği
böyle zamanda yakışı durur.
neme gerek artık elinde saklıdığın bıçak
bunca çukurun ortasında seni bi omu koruyacak?
her dogan yeni günde her şarkı seninle başlıyacak
ellerinin arasına şıkıştırdığın hayat
damla damla
sende kalıcak
yine sessizlik sarar beni bu aksam
kendini bilmez sersiler bile uslandılar
hiç durmaz sandığım rüzgarlar bile
duruldular
tutanaga geçilmis ne kadar söz varsa dünyaya verilmiş
hepsi bir anda unutuldular.
bosuna bir çaba gibi ama tarihte kalacak
tarihte kaldıktan sonra hepsi
bir kütüphane yangınında
yok olacak.
gerci beynimize kazındı unutulmaz.
sana yıllar önce
tetiği çekilmiştir kalbimin
gözlerimle,anlının tam ortasından vururum seni
aşkın gecelerine sabahlarına karışırsın
korkasan boylesine guzel bir maceradan
sana yardım edecek bir hayırsever bile bulamazsın
o korkundandir ki
çıkarsa bir hayvan sever çıkar
ah ki ah benim çılgın zamanlarım
özlerim seni şimdi
düşümde bile
aşıkken,yalnızken,bir top mermisi gibi doluyken
sıfır virgül bilmem kaç şiddetinde
depremde bile patlarım
el değilde bir parmak ucu bile değmeden bana
bu rüzgarın geçtigi bu küçücük ada da
sabırla önümden geçen gemiye bakarım
o yağmur nerereye akar?
-sadece küçücük lağıma
sonu böyle olsada bu denli romantiktir yağmurlar
asiton olur yüzüne vurur derini yakmaz
kimyasal labarotuarda bir uzmansındır sanki
Akdenizde bir yunus olup
zehirli atıktan dolayı ölüp
karaya vurursun.
zehrini kus şimdi yaklastığın karada.
yinede cevahir bir çicek yeşerir
işte tam burada
TEMMUZ 2009
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KARARTMA!
11/7/2009 -Kategori: secme siirler

ezberimde bir şiirin mısraları
baslangıcı neydi uyandığımda unuttum
her uyandığımda kuş cıvıltısı bulurdun
tüm kusları sapanla vurmuşlar ne çabuk unuttun?
yazamadığım öykülerin sayfaları bomboş
saklı kalan hatıraların anlamı manasız
bir yana baktığında kar fırtınası bir yana baktığında uçurumlar
artık kendimden başka kaçacak yerim yok
masum bir yüzün arkasına saklansanda ne yazar?
nerde kalır aklın?nerde yatar nerde kalkar?
bugün anlamadığın yarın kendine hakkını sorar
işte o yollar hem sana hem bana tuzaktır
senin nefretin bilinmez bir sır değil
uzak yollara çıktığımda cebimdeki mektupta bulurdum
kurduğun düşler kelimeler hatrı sayılır bir küfürmü?
ve destansı bir aşkın kalp krizinde ölümümü
dişlerimi fırçalarken bile öptüklerim dudaklarımda
artık beni öpmesende
bir yangin kalır senin yanaklarında
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BANA
28/6/2009 -Kategori: secme siirler

bana bir kalp doktoru bulun
eger,bunca zaman sonra
istanbulu görürsem
kalbim yerinden söküp gidecek
bir insan bulun bana
yalansız dolansız
yüzüne küfür edebilecegim
arınmadan kırk tas su dökünmeden
bismillahsız yıkanabilecek
yoluna can alıp can verebileceğim
bana bir dost bulun
bana bir sokak bulun
kavgasız,gürültüsüz,dedikodusuz,orospusuz
huzurla uyuyabileceğim
bana bir mahalle bulun
bir ülke bulun bana
zindanı bile benim olsa
gözlerimi yumup
bir anda ölebileceğim
2009
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
YORGUN TREN
23/6/2009 -Kategori: siirler

nereye gideceğini bilmeden
yollara düşersin
kimse anlamaz ne kadar yorgun olduğunu
demirin dökülecek bu yollarda
duyulan kısacık bir gürültüyle
ne kadar yorgunsun bir sen biliyorsun
neler gördün tanıdın anladın
sadece sen
daglari ovalırı nehirleri köprüleri aşıp
ne coğrafyaları tanıdın hayatında
bir sen
kimsesiz rayların ortasında
artık götürecek bir yolcu bile bulamıyorsun
tek basina içi boş giden yorgun tren
halen bilmiyorum ne taşıyorsun?
haritan silinmiştir senin
sınıraların coktan işgal edilmiş
ağıza bile alınmayan bir ülke olursun
bu dunyanın yaşlı çizgisinden bir anda yok olursun
nereye gideceği belli olmayan bir yolcuyum
yolda kalırım bu yorgunluğumla
cama yaslı rüyalarım
kendimi görürüm aslında
mayıs 2009
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KiMiN UMRUNDA?
13/6/2009 -Kategori: secme siirler

ne düsünür cahiller?
sessiz akşamlarda
susmuşlardır çünki
fırtınalar koparılacak bu zamanda
neler anlatılacak bu gecede gözler konuşurken
yılların hasreti saklanmış içinde
şimdi şu anda şu kahpe erketede!
tarihin gülümseyişi kadar sessiz bir buluşma
yaşanmış kahırla çekilen bir aşkta
ne gazeteler yazdiı bu satırları
nede magazin kanalı
anlatılacak başka bir şey yok artık
sadece yüzünde dökülen hecelerin kalır inadına.
tam diyecekken susarsın.
anlamışım ki şimdi dilimi unutmuşum
unutmadım diye kendimi avutmuşum
ne malum bir çürümedir yaşadığın
neye yoracaksın yaşadığını?
veya neyi anlayacaksın?
kim gelir bu viran limanına?
kim dayanir bu haksızlığa?
kim anlar benim sürgünümü?
kimin umrunda?

artık gönül nereye şıçrar
bu yoksul sosyetenin içinde
her tarafı kirleten hastalıklı dedikodunun içinde
ağızlar artık orospu karı olmuş
gör yinede kör gözlerinle!
ossursan duyulacak bir sessizlik
kendini assan çıkılmayacak bir kuşatılmışlık
kırk tas su dökünsen temizlenmeyecek bir kirlilik
boka batmislar affedersin
ne yapacaksin?
gururunla,onurunla ayakta duracaksın
belleki,senden kıralı yok.
bir dengesizliğe kaçacaksın kendini yormaktan
onuda idare et
ağzım bozuluyor biliyorum
ama bu kahpelikte inan düzeliyor sanki sövünce
ister inan ister inanma...
bunu savunuyorum.
kimse anlamasada tekrar tekrar anlatıyorum

yerimde sayıyorum
cünki herkes uçmuş!
kanatlanıp ne yapacağım?
elbet bir yere konacaklar
ya haylaz bir çocuk
yada salak bir avcı
onları vuracaklar.
ne olursa olsun bir aşk var işte
seviyorum seni be
ne kendimi
ne seni hiç aldatmadım
kimileri dolanırken başı boş hayallerde
gönlümle gerçeğe inandım
buna rağmen
balıklar dolanırken küçücük gölde
bize bir martı düştü bu kocaman denizde
gördüklerime güveneceğim diyorum
bu yüzden bu sadelikte yanmayı tercih ediyorum
aptal mankenler ne anlar sadelikten
ben gerçekten yaşıyorum
dünya çatlayacak vallahi sana olan sevgimden
bu yüzden resmen savaşıyorum
kazanacak ne var ki dünyada?
kazandım galiba hepsini
ne para ne pul
ruhumda özdeştirdim üstelik
sorulacak bir çok soru var
söylenecek şarkı
kalmamalı duvarda asılı.
saklanmamalı hiç bir yerde
samimiyetle cevaplanmalı.
tarihin kitabı kendiyle yazılmalı belliki
kimsesiz bir anında kendiyle hesaplaşılmalı
kalpten en derinden anlatılmalı
söylenmeli tüm söylecekler
edebiyete intikal etti aldiğım tüm sözler
ruhuna fatiha..
hepsi defterinde yazili üstelik
suda erirmi verilmiş yeminler
beyine ve ruha yapışır kalır hiç çıkmaz
doldurulacak hayat yine aynı tekrarında
yalanlar donacak sarhoşken soğukta
alıp götürürmü seni alis harikalar diyarına?
kim bilir elimdeki serveti?
kim kabul eder benim yoksul zenginligimi?
kim hatirlar essiz güzelikleri?
kimin hatrinda?
2009

