İŞTE TAM BURAMDA
18/7/2009 -Kategori: secme siirler
beni kendime bırak
serseri mayın gibi dolaşayım sokaklarda
sonra patlıyayım durduk yere gereksiz bir zamanda.
ben hep kendimleydim
beni güldürende üzende benim
canım bir şey istemiyor
neden ki dersen
bu ruh halinin adı gönül yorgunluğudur.
insan herzaman kendine sığınıyor sonrada yemen ellere.
susuz kalıp çöllerde sessizce ölüyor.
cesedin kefensiz
cematin bile abdestsiz!
kelepçen karartmış ellerini
boğazını sıkarcasına kuşatılmışsın
Bu dünyanın küçücük sınırında vatansızsın
lakin ben
yağmurdan kaçtım
cünki yanı başımda yangın vardı
onun içine daldım.
gördüğüm kabustan sonra
iste bunu hatırlarım
ki benim hayallerim,özlemlerim
dünyalara sığmaz
hepsini yazsam sayfalar doldurmaz ömrüm yetmez.
sokağı dar,kalbi dar,beyni dar...değil
darlık öldürür bizi.
bu nedenle fırtanımız eksilmez
elinden ne gelir?
caresiz.
o caresizlik asildir.
bir diğer seçenek vardır oda alçalmak
onu seçemezdik cünki diktik.
o bize bulasti bir kere doğarken yoksul şerefimize
kıvılcım çakılmış gecede
ne anlatabilirsin ki insana 
dilinde kekelediğinde
vicdan deyipte geçme
bulur yoklar seni hiç bilmediğin bir yerde
kapını kaparsan vicdana,sokakta kalırsın.
gecede her zaman sonsuzluk saklı durur
yürüyüşümün sessizliği mütevaziliği
böyle zamanda yakışı durur.
neme gerek artık elinde saklıdığın bıçak
bunca çukurun ortasında seni bi omu koruyacak?
her dogan yeni günde her şarkı seninle başlıyacak
ellerinin arasına şıkıştırdığın hayat
damla damla
sende kalıcak
yine sessizlik sarar beni bu aksam
kendini bilmez sersiler bile uslandılar
hiç durmaz sandığım rüzgarlar bile
duruldular
tutanaga geçilmis ne kadar söz varsa dünyaya verilmiş
hepsi bir anda unutuldular.
bosuna bir çaba gibi ama tarihte kalacak
tarihte kaldıktan sonra hepsi
bir kütüphane yangınında
yok olacak.
gerci beynimize kazındı unutulmaz.
sana yıllar önce
tetiği çekilmiştir kalbimin
gözlerimle,anlının tam ortasından vururum seni
aşkın gecelerine sabahlarına karışırsın
korkasan boylesine guzel bir maceradan
sana yardım edecek bir hayırsever bile bulamazsın
o korkundandir ki
çıkarsa bir hayvan sever çıkar
ah ki ah benim çılgın zamanlarım
özlerim seni şimdi
düşümde bile
aşıkken,yalnızken,bir top mermisi gibi doluyken
sıfır virgül bilmem kaç şiddetinde
depremde bile patlarım
el değilde bir parmak ucu bile değmeden bana
bu rüzgarın geçtigi bu küçücük ada da
sabırla önümden geçen gemiye bakarım
o yağmur nerereye akar?
-sadece küçücük lağıma
sonu böyle olsada bu denli romantiktir yağmurlar
asiton olur yüzüne vurur derini yakmaz
kimyasal labarotuarda bir uzmansındır sanki
Akdenizde bir yunus olup
zehirli atıktan dolayı ölüp
karaya vurursun.
zehrini kus şimdi yaklastığın karada.
yinede cevahir bir çicek yeşerir
işte tam burada
TEMMUZ 2009
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KARARTMA!
11/7/2009 -Kategori: secme siirler

ezberimde bir şiirin mısraları
baslangıcı neydi uyandığımda unuttum
her uyandığımda kuş cıvıltısı bulurdun
tüm kusları sapanla vurmuşlar ne çabuk unuttun?
yazamadığım öykülerin sayfaları bomboş
saklı kalan hatıraların anlamı manasız
bir yana baktığında kar fırtınası bir yana baktığında uçurumlar
artık kendimden başka kaçacak yerim yok
masum bir yüzün arkasına saklansanda ne yazar?
nerde kalır aklın?nerde yatar nerde kalkar?
bugün anlamadığın yarın kendine hakkını sorar
işte o yollar hem sana hem bana tuzaktır
senin nefretin bilinmez bir sır değil
uzak yollara çıktığımda cebimdeki mektupta bulurdum
kurduğun düşler kelimeler hatrı sayılır bir küfürmü?
ve destansı bir aşkın kalp krizinde ölümümü
dişlerimi fırçalarken bile öptüklerim dudaklarımda
artık beni öpmesende
bir yangin kalır senin yanaklarında
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BANA
28/6/2009 -Kategori: secme siirler

bana bir kalp doktoru bulun
eger,bunca zaman sonra
istanbulu görürsem
kalbim yerinden söküp gidecek
bir insan bulun bana
yalansız dolansız
yüzüne küfür edebilecegim
arınmadan kırk tas su dökünmeden
bismillahsız yıkanabilecek
yoluna can alıp can verebileceğim
bana bir dost bulun
bana bir sokak bulun
kavgasız,gürültüsüz,dedikodusuz,orospusuz
huzurla uyuyabileceğim
bana bir mahalle bulun
bir ülke bulun bana
zindanı bile benim olsa
gözlerimi yumup
bir anda ölebileceğim
2009
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KiMiN UMRUNDA?
13/6/2009 -Kategori: secme siirler

ne düsünür cahiller?
sessiz akşamlarda
susmuşlardır çünki
fırtınalar koparılacak bu zamanda
neler anlatılacak bu gecede gözler konuşurken
yılların hasreti saklanmış içinde
şimdi şu anda şu kahpe erketede!
tarihin gülümseyişi kadar sessiz bir buluşma
yaşanmış kahırla çekilen bir aşkta
ne gazeteler yazdiı bu satırları
nede magazin kanalı
anlatılacak başka bir şey yok artık
sadece yüzünde dökülen hecelerin kalır inadına.
tam diyecekken susarsın.
anlamışım ki şimdi dilimi unutmuşum
unutmadım diye kendimi avutmuşum
ne malum bir çürümedir yaşadığın
neye yoracaksın yaşadığını?
veya neyi anlayacaksın?
kim gelir bu viran limanına?
kim dayanir bu haksızlığa?
kim anlar benim sürgünümü?
kimin umrunda?

artık gönül nereye şıçrar
bu yoksul sosyetenin içinde
her tarafı kirleten hastalıklı dedikodunun içinde
ağızlar artık orospu karı olmuş
gör yinede kör gözlerinle!
ossursan duyulacak bir sessizlik
kendini assan çıkılmayacak bir kuşatılmışlık
kırk tas su dökünsen temizlenmeyecek bir kirlilik
boka batmislar affedersin
ne yapacaksin?
gururunla,onurunla ayakta duracaksın
belleki,senden kıralı yok.
bir dengesizliğe kaçacaksın kendini yormaktan
onuda idare et
ağzım bozuluyor biliyorum
ama bu kahpelikte inan düzeliyor sanki sövünce
ister inan ister inanma...
bunu savunuyorum.
kimse anlamasada tekrar tekrar anlatıyorum

yerimde sayıyorum
cünki herkes uçmuş!
kanatlanıp ne yapacağım?
elbet bir yere konacaklar
ya haylaz bir çocuk
yada salak bir avcı
onları vuracaklar.
ne olursa olsun bir aşk var işte
seviyorum seni be
ne kendimi
ne seni hiç aldatmadım
kimileri dolanırken başı boş hayallerde
gönlümle gerçeğe inandım
buna rağmen
balıklar dolanırken küçücük gölde
bize bir martı düştü bu kocaman denizde
gördüklerime güveneceğim diyorum
bu yüzden bu sadelikte yanmayı tercih ediyorum
aptal mankenler ne anlar sadelikten
ben gerçekten yaşıyorum
dünya çatlayacak vallahi sana olan sevgimden
bu yüzden resmen savaşıyorum
kazanacak ne var ki dünyada?
kazandım galiba hepsini
ne para ne pul
ruhumda özdeştirdim üstelik
sorulacak bir çok soru var
söylenecek şarkı
kalmamalı duvarda asılı.
saklanmamalı hiç bir yerde
samimiyetle cevaplanmalı.
tarihin kitabı kendiyle yazılmalı belliki
kimsesiz bir anında kendiyle hesaplaşılmalı
kalpten en derinden anlatılmalı
söylenmeli tüm söylecekler
edebiyete intikal etti aldiğım tüm sözler
ruhuna fatiha..
hepsi defterinde yazili üstelik
suda erirmi verilmiş yeminler
beyine ve ruha yapışır kalır hiç çıkmaz
doldurulacak hayat yine aynı tekrarında
yalanlar donacak sarhoşken soğukta
alıp götürürmü seni alis harikalar diyarına?
kim bilir elimdeki serveti?
kim kabul eder benim yoksul zenginligimi?
kim hatirlar essiz güzelikleri?
kimin hatrinda?
2009
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
SON KEZ
22/2/2009 -Kategori: secme siirler
bir dağa bakacaksın
zemherinin ayazında
sabahla uyanacaksın
bir köşeye sinecek bıraktığın izler.
gelip seni bulacak sanki mahşer yerinde.
kıyamet kopacak bil
hüzünlerin,acıların,
mutlulukların
,sevinçlerin
hepsi birleşip seni kovalayacak.
inan kaçamayacaksın
anlayamayacaksın.
bir hayat kadar kolay harcanacak bir şey yoktur dünyada
madeni para gibi
harcama kendini
geçip giden zamandır tarihin anı defterinde
kayıdı yoktur gerçekten ezberimde
bitirip başlayacak anlatacak bir şey bulamadım
bundandir susmaya dönük inadım
saklanması mümkün olmayan bir yerde
nereye kacarım..

bugün....dünü siktir et..
ama unutmadan,kaçmadan
yüzleseceklerin,hesaplasacakların
dokunur omuzuna sessizce inan
ne güzeldir kendini kandırmak
yüzde yüz kesin bildiğin halde
zevkli ve aldatıcı bir oyundur
üc maymunu oynamak.
hayatın boyunca ezberlediğin halde
kendini kandırırsın,yinede
kendine ihanetle
bilmediğin bir hüzündür arta kalan
nedensiz sebepsiz kemirir seni bilmediğin bir yerde
inan sepesiz değil benim tüm duygularım
yırtar,yazar yeniden baslarım
eskimiş,köhnemiş öfkeler öldüruür beni
küfürlü bir dilekceyle kendimi anlatırım
kalemimi hiddetin mürekkebiyle yazarım
artık kendini bilmek yok
nasıl bir firtina durdurur beni.
bir sokakta bulacak kendini hayatın hikayesi
kapısı acik bırakılmış köhne kuytular gibi
bir kayalıklaktan bakacaksın tüm hislerine
dalgaların hırçınlığı,denizin uçsuz bucaksız yalnızlığında
ne ezberleyecek dillerim artık
deprem gürültüsüyle gelen ayrılığın
nereye sineceksin bütün korkularından,kahırlarından
bütün kitaplara yazılmış aşkların toplamıydı oysaki
çekecek ne gam kalıcak geriye
nede dökecek bir hüzün
anlımıza yazdığımız kaderdemi yalan
işte kahpelik daha kaç sefer tanışacağız
doğrusunu yalnışını bıkmadan anlatacağız

o okyanusların derinliği
serin suların ruhuna dökülen tazeliği
düşüpte kalkamamanın rezil kepazeliği
yağmur düşünce toprağın kokusu
cevap olacak bu kör dügümde
ne görecek kör 40 gün 40 gecelik düğünde
acıldımı bahtı karaların yolu beyaza
24 saatini zamanla yarışarak bildiğin
kendine bile kuru sıkı dertlerini anlatarak
3 maymun ve hergün koca bir yalan
aklından geçen,canlı bakışlarındandır kavrulan
bir maceranın yolarına koşmaktır asıl olan
girdapta sandığında kendini
nefesin kesildiğinde
umudun tükendiğinde
anlatır sana tarihi hızlı geçen gençliğinde
ben bu sayfayı seninle kapattım artık
mecburi bi tarih anlatımıdır son kez
son kez anlatılacak gerçekler yaşlı aya
son kez renginde bulacak kendini engin deniz
son vedalaşmalar,gereksiz cırpınışlar
son kez..
son...
2009
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KENDİMDEKİ BASİT KARMAŞA
24/11/2008 -Kategori: secme siirler

firarisiyim bu şehrin
bu yüzden aşka sığınırım.
Kimselere vermez beni
kendi suçsuzluğumda yargılanıp
yeryüzünde görülmemiş bir ceza yasasında
kırarlar kalemimi.
gazeteler afişe edeler
robot resmini yaparlar sadece sana bakan gözlerimin
yanık kokusunda bulacak insanlar birbirlerini
ne feci..
çırılçıplak bir engavede
yangın düşer üstümüze yağmur yerine
ne kadar romantik!
mum ışığına ve kemana gerek yok
her yer zaten yanıyor 
çok egzantirık!
gelde hayatın tadını çıkar
romantik bir iki süslü laf et
pisikopat derler adama bunu önce bir kabul et.
gülmek zor iki dakka önce ağladığında
zaman işte böyle
gece karamsar olsada
yinede,gündüzüyle aydınlanır içim
vakitsiz dökülen keder
yanında hediyesi ayrılık
artık yeter
sabır etmekte zorlanır gibiyiz
bin sabır bin kahır dolaşır gönüllerde
-şişşt baksana varılması zor mutluluk
nerede olacaksın bu akşam
hangi hüzünde
bizede bir ara uğra sakın es geçme
rakı içelim,keder biçelim.
saklanan bulutlarda geceleri,hep hüzün vardır
güneş doğar yağmurla dökülür
denize dalacağım öykümle
üzerimdeki yorgunlukla her zaman boğuşacağım
kendimle bir köprüde,deli dumrul misali hesaplaşacağım.
gerçekten güneş sapsarımı sıcakmı?
yoksa benmi yanılıyorum?
bütün yalanın ortasında
gerçeği anlamakta zorlanıyorum
kahır kaldırmaz bir yenilgidir
sağır kulaklara haykırıken gerçeği
her yaprak düştüğünde gelecekmi sonbahar
önce yağmur,sonra güneş,en sonda gökkuşağı
çıkacakmı hep?
ahırda çalışan köylüler gibi kokuyoruz
şehre inince yanımıza yaklaşanı kovalıyoruz 
bir aşk tezek gibi yanar gidermi?
önce külü kalır sonra kokusu
vicdanınmın süzgecinde geçirmediğim bir şey kalmadı
yoksulluğum gibidir görmek bilmek istediklerim
bu denli zarif mağdur mütevazidir
başka birşey yok ne macera ne korku
sonuna kadar hissetirdi beynimizdeki çizgi
bir kara mizah karartır kara kaplı defterimde
bu yüzden anlamsız öfeye kızarım
gerçi çok yaşadım önce kendimden başlarım
kendine toz kondurmayını bir kaşık suda boğarım
artık yapacak birşey yok bunu anlamaktan başka
şimdi ömrüme bakarım,yaşanmışlıklar her bir ayrı hikaye
yaşananlar bir şansızlıkmı bilemedim
ama herşeye hayırlısı deyip meseleyi geçemedim
kimse anlamak istemesede,kimse ölümsüz değil
anlı dik kahramanlardan başka
işte bundan dolayıdır kendimdeki melum o basit karmaşa
neyse bırak geçsin zaman
karşısında durmaya çalışma
pespaye ,kesin,başıboş bir uğraştır yaptığın
bırak döksün yüzünü hayat
düşecekse yüzünden...
düşsün.
2007
not:
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
SEN BU ŞEHRİN EŞKİYASISIN.
23/11/2008 -Kategori: secme siirler

Tozlarına kadar parçalanmış bu şehir
bunca insan omuzlamışken yükünü
nafile bir çaba.
sorarsan namus abidesi kesilir.
-'Bir rahibe gibi tertemizim'
Ezberler tekerlemesini.
Halbuki binlerce kez tövbe edip güha girmiştir
Bu dengesizlikler
Adalet tanrıçasının fahişeliği
büyür nefret kalırmı yerinde
kapitalizim denilen kerhanede
bütün aşklar bu zamanda yağmalanır
bir bakışta ele verir kendini donuk bakışlarda harami oldukları.
yalancı bir gülümseme belirir yüzlerinde.
hemde saniyesinde
tarih tekerrür eder
eskiden cüzzamlılar,şimdi şizofreniler
beyinlerin kayışı attı,kofra devresi patladı.
sular karışırken küçücük nehirlere
insanların yaşları akar gövdelerine
ki,faili belli bir cinayetten kalan bıçak yarasıdır.
Kalplerdeki kriminal labaratuar neler anlatır insana
dili olsada konuşsa
sinsi bir sessizlilte
yerinden fırlayan gözler konuşur böylesine dengesizce.
ucube karekterlerin,bilinen hikayesi
istiyerek veya istemiyerek
anlatacak çok şeyi vardır kendinden
mesala sakladıkları,uzaklaştıkları,yok saydıkları
belirsizlillerle doludur tüm hesapları
bulamadığı sorular yumağı
bir nedeni vardır elbet
o öfke patlayacak bir yer bulur.
bu şehrin eşkiyasısın sen!
yağmalanacak bir yer kalmamış
haramiler çoktan yağmalamış
kendini yağmala şimdi.
Eşkiya!
gör işte
geceler sallanır haremlerde
padişahlar yer içer tekrar kusar.
kapılarında böbreğini satmış çaresizler sabahlar
kimileri bu durumdan daha beter
gökteki yıldızlar bir anda kayar
bu eskiya şimdi nereyi soyar?
KASIM 2008
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
VELASIL
16/11/2008 -Kategori: secme siirler
İşte gencecik düşlerim
bebek kokulu hecelerim
sararmış yapraklarla karışır ömrümün diyalektiği
bir son buluş ve bir başlangıç
gecelerin sessizliğinde avutur hayallerimi
güneşin sıcaklığı bulur kendini toprağın ve senin yüzünde.
Bütün ısısını hissedeceksin üşüdüğünde
o gülümseyişin herşeye bedel
her derde yeter.


bakışın dalar işte dalar gider uzaklara.
kimseden saklıyacak bişeyim yok inan
hepsi apaçık ortada
ÇIRILÇIPLAK!
vallahi bir gecede tutuşturalım bu şehri
bütün kahpelikleri,adiliklikleri,şerefsizlikleri yakalım gitsin.
bir gecede patlatalım kalbini alçaklığın
ortasından yaşamaktan böyle kurtulalım
sonra yeniden yapalım herşeyi
güzelce,insanca,yiğitce,fedakarca.
Yeniden,yeniden.
böyle devam ediyoruz aşka.
gerçek hayallerimle beraber yürüyorum
HALEN.
gerçekleşecek,gerçekleşmesi gereken
sadece özlemim yeter.
kendine döndün velasıl
yangınında yandın pusatsız
başı boş dolandın limansız
kabusundan uyandın.
çocukluğum gibidir bugünlerde yaşadıklarım
hızlı geçen gençliğim gibi değildir
halen saklanbaç oynar insanlar kocamanken.
hemde gözlerimin önünde
düşündükleri 'kör ebe'oyunudur.
herkesi'ebe'sanırlar.
birbirlerine halen pandik atarlar.
uyanman için uykundan
bütün camları kırardım
bir rüya yaşardık seninle
kurumuş papatyalar canlınır o zaman
susan kuşlar ötmeye başlar
bütün öfken dinlenir
benim sevda dilenciliğim bitiverir
farkında olmadan çıkarmışım kimliği
kalabalık içinde masalara bırakmışım
üzerine şimdilik ört umutlarını
bir yerde dursun yarına lazım olur tüm özlediklerin ve beklediklerin
dağların çizgileri yorgunluğumla anlatılır
yükümün haritası gibi
hangi deme vuracaksın sabahı
şarabı ve parlayan ayı
yemyeşil bir limandır koştuğum orman
çoban ezgileri birikir türkülerinde
azığını gerillayla paylaşır
bu kadar mütebessim bir tehlikededir nefesin
kurşunla bile soluk alır verir.
2008
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KORKULARINDA..
14/11/2008 -Kategori: secme siirler
insanlar artık öylesine bir duygunun içinde
bu denli teslim olmuşlardır
Ne kaygı ne tuttku
bıraktıkları kocaman korkularıdır
tabak bardak kırıkları kadar
tuzla buz olmuslardır içi
kendini bilmeden cevap yerine soracaklarıdır
bu kadar belirsizdir olay
ne yapacağını bilemeden
yaşamaya gömülürsün
yokluğunla övünürsün
yitirdiklerim geliyor aklıma
ödediklerim
bu bedel çoktan ödenmiştir
yaşama gömülüyken bu yüzden
yüzüne söylüyebildiklerim
şu dünyada bir bedenken ben
artık geriye ne kalır benden
ben bilmem..
doldurduğum umutlar geliyor aklıma
bu yüzden inceldiği yerden kopsun senden
karanlık sokakların ışığı kırılmış
dağlara çıkar yollarım bu sebebten
çare aramaktan kalan yorgunluğum
arta kalan kocaman çaresizlik
ne zaman anlıyacaksın istediklerine yetemeyeceğini
kendini bilmeyen edepsiz bir serseri
bunada saygı duyarım
sessiz bir avuntuda
düşünüp düşünüp anlarım
düşecek bir yer bulamasamda
sevdaya düşerim yine
volyaya vururum kendimi
gün sayan maphus misali
o zaman anladım kendimi bu yalnızlıkta
yinede ötecek kuşlar bu çaresizlikte
korkularında boğulacak insanlar kuytularında
korkularında boğulacak
2008


